19 Mart 2014 Çarşamba

Leoparlanalım

Canlar, herkese merhabalar ben bildiğiniz üzere G :)
Bu hafta leoparlanalım istedim. Kimi insanlar tercih etmez veya sevmez ama tırnaktaki duruşunu görünce tercih edebiliceğinizi düşünüyorum.
Malzemelerimizle başlayabiliriz sanırım,

                                

+Pastel 38 siyah
+Altın rengi
+Pastel 139 bordo
+Nail Art siyah
+Baz
+Nail Art fırçası yoksa kurdan

Öncelikle baş ve yüzük parmağını pastel bordoya geri kalan tırnaklarımızı pastel 38 siyahla, iki kat olmak üzere sürüyoruz. 


                             

2.aşamamızda altın rengi ojeyle bordo tırnaklarımıza kurdan veya nail art fırçası yardımıyla belirli yerlere noktalar konduruyoruz, şu şekilde

                           

Ardından iyice kuruduğundan emin oldugumuzda, nail art siyah ojeyle noktaların iki yanını kapatacak şekilde kenalarını çiziyoruz ve tırnağımızda boş kalan yerlere hafif küçük siyah noktalar yapıyoruz :) 

                          

Bunu diğer bordo tırnaklarımıza da uyguladığımızda işlemimiz tamamdır. 

Şöyle bir bitmiş haline bakacak olursak :)


Leopar sizi ciddi ve şık bir havaya sokacaktır. Hemen deneyin ve kendinizi dışarı atın! :) 

Sizinle birlikte paylaşım içinde olmak çok güzel bir his. Umarım yaptıklarımızla bizim kadar sizde heyecanlanıyorsunuzdur :) 

Mutlu haftalar diliyorum!

-G

18 Mart 2014 Salı

Diyet Beyti Tarifim





Malzemeler

2 adet yufka
1/2 kg kıyma
1 adet kuru soğan
1 adet yumurta
1 dilim çekilmiş bayat ekmek
Tuz 
Karabiber
Pul biber
1 kase süzme yoğurt
Sarımsak

Sosu için
1 kase domates rendesi 
2 diş sarımsak
1/2 yemek kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı domates salçası
Tuz
Karabiber

Hazırlanışı

Kuru soğan rendelenir. Kıyma, yumurta ekmek içi ve baharatlar ile birlikte güzelce yoğurulur. Bir adet yufka tezgaha yayılır. Hazırladığımız kıymanın yarısı yufkanın üzerine koyulur. 2 yanından yufka kıvrılır ve rulo şeklinde sarılır. En sonunda yufka ucuna su sürülerek yapıştırılır. 3 parmak şeklinde verev kesilir. Fırına verilir.  200 derecede üzerine kızarana kadar pişirilir. Fırından alınır.


Sosumuzun Hazırlanışı

Tencereye sıvıyağ alınır. Sarımsak ezilir ve hafif sararana kadar kavrulur. Üzerine rendelenmiş domates ve salça koyulur. Tuz karabiber ilave edilir. Kaynatılır. Özleşince ocaktan alınır. 

Süzme yoğurt su ile ezilir. Akışkan olması sağlanır. Beytiler servis tabağına alınır. Fırından çıkan beytilerin üzerine dökülür. Üzerine sos ilave edilip servise alınır.


Diyet beyti dememin sebebi yemeğin az yağlı olması ve 1 

porsiyon yufkanın 110 kalori olması.Dilerseniz bir günlüğüne

 kendinize ödül verebilirsiniz. Tabii ara öğünleri atlayıp öğle

 yemeğinizde 1 dilim ekmeğinizi çıkartarak..Dilerseniz benim 

gibi 5 adet yemek yerine 3 adet beyti yiyebilirsiniz bu içinizi 

daha ferah tutabilir :) Ertesi gün hiç bi kaçamak yapmazsak 

dengeyi kurabiliriz.


Bir sonraki postta görüşmek üzere...

Takipte kalın..

BB.


16 Mart 2014 Pazar

Cumartesii turu:)

Yeniden merhabalar ben *B ikinci postumda Bursa da ki birkaç mekandan bahsedeyim dedim. Eğer yolunuz düşerse bir uğrarsınız diye düşündüm:)

Öncelikle Bursa'mızın gözde mekanlarından Roca Eat & Drink ;

  Konsept olarak daha çok bar görünümüne rağmen dostlarınız,sevgiliniz hatta aileniz ile birlikte güzel bir akşam yemeği yiyip bir iki kadeh bir şeyler içmek için ideal bir nokta:) Güleryüzlü ve ilgili personeli lezzetli yemekleri ve sunumları ile de göz doldurmakta.Bardan söz edecek olursakta yerli yabancı içkilerin dışında özel yapım kokteylleri de tavsiyelerim arasına alabilirim:) İçerisinin dizaynı da oldukça ferah ve abartısız şıklığa yönelik...

Son olarak eğer fazla kalabalık ve yüksek sesten hoşlanmayanlarımız hafta arası daha sakin ve rahat vakit geçirebilirler.Ee doğal olarak tabii cuma cumartesi akşamları müziğin volumü biraz artmakta..:)

İkinci bir mekanımız çok önce açılmamasına rağmen popüleritesi baya yüksek olan Özgen Kahve;
Kültürpark şubesine göre oldukça ferah,modern ve şık bir görünüme sahip...Çalışanların güleryüzlülüğü ve ilgili olması,işletmecinin her türlü sorun ve şikayet ile yakından ilgilenmesi bence kısa süre de bu kadar popüler olmasının en büyük sebepleri arasında.
Arkadaşlarla keyifli sohbetler yapmak  çeşitli kağıt oyunları,tavla,okey vs. oynamak şehrin gürültüsünden uzaklaşmak için ideal bir mekan olduğunu düşünüyorum:)
Bunun yanında zengin bir yiyecek içecek menüsüne de sahip...
Eğer bir gün yolunuz düşerse kızarmış mantısını ve hamburgerlerini tavsiye ediyorum:)


Gezip görüp yeni mekanlar ve nacizane görüşlerim ile tekrar karşınızda olacağım:)
Bu haftalık benden bu kadar kendinize iyii bakın...
                       Takipte kalın
                               *B

15 Mart 2014 Cumartesi

Hayvan Dostlarimiz :)

Selam kizlaar ! Ikinci postumdan herkese merhabaa :) 
Oncelikle veterinerlik okudugumu belirtmek istiyorum ki sonra bana universitede barinaga okulla mi gidilirmis canim ne alaka demeyin :) 

Uludag Universitesi'nin duzenledigi VESBA (veteriner hekimlige sektorel bakis)
organizasyonuyla seminerlere katildik teknik geziye gittik. Ben Osmangazi barinagini sectim ve ona gittim. Bize izletilen kisa filmlerde
bu barinagin Avrupa'daki en buyuk barinak oldugunu soylediler gercekten cok buyuktu :) 

Son zamanlarda moda olan bi kavram var bilmiyorum dikkatinizi cekti mi artik insanlar hayvanlarindan biktigi zaman onu "dogal yasam alanina" birakiyorum diyip bos ormanlara saliveriyolar. Dunya'nin en sacma bahanesi ve cok hazin bi durum bu. 

Malesef insanlar petshoptan bir hevesle sevgilisine,kendisine,coluguna cocuguna guzel guzel kediler kopekler alip uc ay bes ay sonra bakamadagini ilgilenemedigini veya sadece bunaldigini soyleyerek evcil dostuna yeni yuva aramaya basliyor yada direk kapi onune birakiyor.. Sonra belediyeler onlari sokaktan toplayip barinaga getiriyorlar.

Bugun gittigim barinakta o kadar cok cins kopek ve guzel kedi vardi ki size anlatamam tam olarak sokak kopegi dedigimiz uc renkli bes renkli cinsi belli olmayan kopek sayisi neredeyse sifirdi.Yani bu demek oluyor ki hepsi petshoptan gelen hayvanlar.. Yani bu da demek oluyor ki kisir, cins, ve guzel hayvanlara petshoplarda yuzlerce liranizi dokmek yerine barinaktan sahiplenmek herkes icin cok karli :) tabiki maddiyatinda asla degilim ama bazi insanlarin barinaktan sahiplenmesi icin ikna olma yolu da bu malesef.. 

Bir de olayin manevi boyutu var.. Icimi en cok acitan kisim burasi. O kedilerin kendilerini sevdirmek icin verdigi cabalari gormeniz gerekiyor gercekten insan hayatinda bir kez de olsa o ani yasamali.. Kopekler ellerimizi koklamak icin sanki siraya giriyorlardi :) Ustelik emin olun depresyondayken onlarla vakit gecirmek size en az bir nutella kadar iyi gelecektir :)

Simdi kizlar sozun ozu sudur ; ben diyorum ki bence hepimiz sahiplenebiliyorsak sahiplenelim, sahiplenemiyorsak da en azindan barinaklarda daha cok vakit gecirelim onu da yapamiyorsak onumuz yaz sokagimizdaki hayvanlara bol bol su vermeyi lutfen ihmal etmeyelim :)

Bu arada Osmangazi barinaginda daha fazla vakit gecirmek icin size bir bahane daha soyliyim hemen : Egitmenlerle birlikte haftanin istediginiz gunu ata binebilirsiniz hatta egitim bile alabilirsiniz :) 

Bu hafta bir makyaj yazisi yayinlayamadim uzgunum ,haftaya fondoten nasil surulmeli nasil surulmemeli konusunu konusalim istiyorum bana yazmayi unutmayin :) 

Haftaya tekrar gorusmek uzere !
Z

Bizi Takip Edin ! twitter: altixalti , facebook: alti kere alti , instagram: altixalti 

12 Mart 2014 Çarşamba

Üniversite hayatı :)

Sanırım hepimiz söze böyle başladık. Nasıl baslayacağımızı bilmeyerek :) Ama hepimizin ilk postu ve hepimiz çok fazla heyecan doluyuz. Bize biraz şans tanımanızı ve tolerans göstermenizi dilerim.


             Ben *T ve size üniversiteye gittiğinizde karşınıza çıkabileceklerden bahsedicem.  Mesela yurtta kalmanın zorluklarının yanındaki güzelliklerden. Önce zorluklarından bahsetmeliyim sanırım ki yazının sonunda moraliniz düzelmeli :) Ailenizden ayrılıp bambaşka hiç bilmediğiniz bir yerdesiniz. Başta yeni bir okul heyecanı ile bunun pek farkında olmuyorsunuz ama sonra sonra anlıyorsunuz ve özlemeye başlıyorsunuz. Ailenizi, arkadaşlarınızı, dostlarınızı, sevgilinizi hepsini herkesi özlemeye başlıyorsunuz. Oda arkadaşlarınızla sorunlar yaşıyorsunuz. Bir diğeri sizden daha pis oluyor ya da çok fazla titiz.. Yurt görevlileri ile sorunlar yaşıyorsunuz temizlikçilerle ya da kantincinizle. Tabiki öğrencisin mutlaka paran olmaz bittiği bir yer olur. Ona göre gezip dolaşmak zorunda kalırsın. İstediğin bir yere paran olmadığı için gidemessin. Her seferindede arkadaşlarının idare etmesi zordur ki mutlaka onlarda da çok yoktur :) Bunların hepsi çok zor özellikle de ailesinin yanından hiç ayrılmamış olanlar için.


          Ama en güzel yanları bunların hepsine alışıyor olman. Temizlikçi , kantinci ablayla aranı düzeltmen, oda arkadaşlarınla konuşup sorunlarınızı hallediyorsunuz. En kötü ihtimalle odanızı değiştiriyorsunuz. Yurda ve yemeklerine alışıyorsunuz.  Aranızda ben ne özleyeceğim zaten kaçıp kurtulmak istiyorum ailemin yanından diyenler mutlaka vardır. Onlara sadece "yaşayın ve öğrenin" diyorum :) Ve öğrencinin para konusu evet o ay gidemessin istediğin yere ama bir dahaki ay yapmak için ilk tercihin o gidemediğin yer olacaktır. Sonunda herşeyi yapmaya çalışın aklınıza ne gelirse canınız ne isterse tabiki özgürlüğünüz yettiği sürece ;) Ama herşeyi yapın öğrenciliğinizin kıymetini bilin. Eğlenin gezin öğrenin ve mutlaka kendinizi geliştirin. Zamanınızı boşa harcamayın. Sonuna kadar kullanın zamanı ama size yararlı gelecek şekilde sizi mutlu edecek şekilde kullanın.

     Son olarak size bir tavsiye hiç bir zaman kendi evinizin rahatlığını ve tabiki annenizin yemeklerini beklemeyin! 


11 Mart 2014 Salı

Keçeden Anahtarlık Yapımı






 Öncelikle herkese merhaba ben BB. Diyet hakkında verdiğim bilgilerden sonra el yapımı anahtarlığımı gerek görsellerle gerek yazılı bi şekilde anlatmak istedim. Anlatması yapmasından daha uzun onu kesinlikle belirteyim. 
Bu anahtarlığı arkadaşlarınıza hediye bile edebilirsiniz gayet şık ve şirin. Hem de el yapımı ooh mis. :) Bu 
ikinci postum. Bakalım bu postumu beğenecek misiniz. :) Hadi biraz el işi yapalım..






Gerekli Malzemeler

İstediğimiz renk keçe
Makas
İp
Pamuk veya elyaf
İğne
Kurdele
Cetvel




İstediğimiz renk keçemizi alıyoruz ve 3 adet 5x10 şeklinde (10 cm uzunluğunda 5 cm genişliğinde) çizip kesiyoruz. 





Yaprak desenimizi de kesiyoruz.


Ardından iki ucu birleştirip dikiyoruz. 3 parçaya da işlemi devam ettiriyoruz. 




Daha sonra açık olan uçlardan birine büzgü yapıyoruz. 3 parçaya işlemi uyguluyoruz.



Bir uzun ve bir kısa olmak üzere iki adet kurdele kesiyoruz.  Kurdelemizi tersinden dikip düzüne çeviriyoruz.



Kurdelemizin ucunu lalemizin içine yerleştiriyoruz. Uzun kurdelenin iki ucuna iki lale, kısa kurdelemize bir adet lale monte ediyoruz. 



Büzüyoruz ve böylece sağlamlaştırıyoruz.



Keçe parçamızı ters çevirip içine elyaf dolduruyoruz.








Karşılıklı dikim işlemi yapıyoruz. Lalemizi oluşturuyoruz.














Kurdelemize 3 laleyi de aynı işlemlerle monte ediyoruz. 

Uzun kurdeleyi ortadan ikiye katlıyoruz. 



Arasına küçük olan kurdeleli laleyi de koyup monte ediyoruz.



Yaprakların  geniş kısmından büzgü alıyoruz. Üçü bir aradayken büzgü alınacak.


Monte edilen kurdelenin üzerine yaprakları getiriyoruz. Kalın bir iple güzelce bağlayıp dikiyoruz. 











Anahtarlığımız hazıırrr.. :) Umarım yeterince açık anlatabilmişimdir. İster anahtarlık ister kitap ayracı dilediğiniz şekilde kullanabilirsiniz. Kendi elimizle yapıp kullandığımız şeyler hep daha kıymetli olmuştur. Bu sebepten ötürü sizde benim gibi evde bir şeyler üretmeyi seviyorsanız bu anahtarlığı denemenizi öneririm.  :)  Haftaya görüşmek üzeree... :)))



Takipte kalın.. 


BB.

10 Mart 2014 Pazartesi

Gökkuşağı Tırnaklarımızda


Merhabalar sevgili oje severleer :)


Umarım şeker tadında bir gün geçiriyorsunuzdur!!
Bende dedim ki günümüzü biraz daha renklendirelim ve içimizdeki cümbüşü tırnaklarımıza da yansıtalım.
Aslında kolay bir yöntem ama sabırlıysanız ve gerçekten bu işten zevk alıyorsanız denemelisiniz derim ben.
Bu yöntem bir çok kişi tarafından kullanılıyor ama ben 'Sebi Bebi' den esinlendim.

Öncelikle istediğiniz ve uyum içinde gördüğünüz her rengi seçebilirsiniz, bunlar benim sizin için seçtiklerim..
Eğer herkes hazırsa ve merakla bekliyorsa malzemelerimizden başlayalıımm

*Makyaj süngeri
*4 renk oje
*Rakı beyazı oje
*Baz



İlk olarak beyaz ojemizi iki kat suruyoruz


Tırnaklarınızın iyice kuruduğundan emin olunca tırnak çevrenize eğer vazelininiz varsa vazelin yoksa herhangi bir kremi sürebilrisiniz. Sürmekle uğraşmam derseniz de işlem bittikten sonra kulak çubuğunu asetonlayıp tırnak çevrenizi temizleyebilirsiniz.

Eveet şimdi sıra geldi makyaj süngerini katman katman farklı renklerde boyamaya. Tabi önce tırnağınızın boyutunu süngerin üzerine belirlemeyi  unutmayın, bir rengin dışarıda kalmasını istemeyiz :)
Benim tercihim koyu renkler tırnağımın ucuna denk gelecek şekilde boyamak oldu



Ojeyi süngere bolca sürmüyoruz ama çokta aza indirgemiyoruz :) orta karar desem daha doğru olur
Daha sonra süngeri alıp tırnağımıza şu şekilde uyguluyoruz.



Ben bu işlemi 2 kere uyguladım her bir parmağıma ama eğer dokuyu beğenmezseniz 3 kere de uygulayabilirsiniz.

Son olarakta baz sürdük mü işlem tamamdıır.

Gökkuşağı tırnaklarımızın üzerine bir de bulut kondurdum :))

Bittiğinde ise sonuç..



Şimdiden kolay gelsin..
Şeker tadında bir hafta geçiriiin ve hava ne kadar soğuk, kapalı olursa olsun etrafınızı gülümsemenizle ve tırnaklarınızla ısıtın :)

Öpücükleerr

G.